Hayal Gücünün Taşları

Ayşe Gül Güney

Oyun çocukların hayatı tanıma, gerçekliği yansıtma ve bir çok gelişimsel alanı için oldukça önemlidir. Hayal gücü oyunları ise çocuğun yaratıcılığını oluşturur ve güçlendirir. Gelişmiş ve desteklenen yaratıcılık çocuklara yaşamları boyunca hizmet edecektir. Yaratıcılık sayesinde karşılaştıkları problemlere çözümler üretmeyi öğrenirler.

Çocuklara kendi oyunlarını yaratmak için imkan sağladığımızda aslında onlara kendi hayatlarını yaratma yeteneği vermiş oluruz. Günümüz çocukları popüler, amaçları belli olarak üretilmiş oyuncaklara, başkalarının hayallerini sunan filmlere ve televizyona, diğer insanların programlarını kullanan bilgisayarlara, başkaları tarafından ne yapılması gerektiği söylenen dans, müzik ve spor kurslarına maruz kalarak büyüyor. Çocuk gelişim uzmanı olan Diane Levin, bunların sonucunda çocukların giderek “problem çözme yetersizliği bozukluğu” geliştirdiğini söylüyor.

Hayal Gücünün Taşları sergisi (Papatya Anaokulu/Atakent/Halkalı/İstanbul)

Hayal gücü oyunu pratiği olan okul öncesi çocuklar kendi düşüncelerinin diğerlerininkinden farklı olabileceğinin daha çok bilincindeler. Yapılan çalışmalar sonucunda 40 tane 3-4 yaş çocuğu 1 yıl süre ile gözlemlenmiş. Çocuklar hayal gücünün yüksekliği ve TV izleme yoğunluğuna göre 4 gruba ayrılmış.

Hayal gücü yüksek olan çocukların sosyal oyunlara daha çok katıldığı, tek başına oynamayı tercih etmedikleri, oyunları başlatmaya meyilli oldukları gözlenmiş. Bu çocuklar genel olarak artmış bir sosyal etkileşim göstermişler. Çok televizyon izleyip genel olarak düşük hayal oyunu eğilimleri olan çocukların televizyondaki süper kahramanları taklit ettikleri, oda içinde yıkıcı bir biçimde koşturdukları ve ara sıra diğer çocuklara ve onların oyuncaklarına saldırdıkları gözlenmiş. Bir çalışmada erken dönemde çok TV izlemenin birkaç yıl sonra çocukta daha az hayal gücüne neden olduğu saptanmıştır.

Maymun, ateş ve bulutlar (4 yaş eseri. Hayal Gücünün Taşları sergisinden.)

Akıl ve Zeka Oyunları malzemeleri de birbirlerine çok benzer “popüler oyunlara” sahip ve çoğunda bu oyunlarla çocuğun neyi edinmesinin amaçlandığı belirsiz: zeka mı, akıl mı, başarı mı, ödül mü? EinsteinHayal gücü bilgiden daha önemlidir. Çünkü bilgi sınırlıyken, hayal gücü tüm dünyayı kapsar.” demiştir. Hayal gücü yoksa var olan bilgiyi şekillendirecek yetenek de yok demektir.

Sembolik oyun sadece çocuğun mental (zeka-konuşma) gelişimi için değil aynı zamanda daha büyük çocukların ve yetişkinin yavaş yavaş gelişen hayal gücü kapasitesinin oluşumu için de önemlidir. Bu açıdan bakıldığında basit bir “mış gibi oyun”  (taşlardan ev-araba-çiçek yapmak, bir çubuğu uçak yapmak, yumuşak bir oyuncağın konuşması, yemek yemesi, legolardan oluşan bir şehir vb.) erişkin hayal gücünün bir öncüsü olarak görülebilir. Bu tür oyunlar çocuğun algı, hatırlama, hayal gücü, düşünme, muhakeme ve duygusal gelişimi için çok önemlidir.

Havuz ve deniz anası (3 yaş eseri. Hayal Gücünün Taşları sergisinden.)

Akıl ve zeka oyunları eğitmeni olarak, geliştirdiğim “hayal gücünün taşları” oyunu ile beynin en değerli ürünü olan yaratıcılığın kapısını dünyanın en değersiz şeyi sayılan taşlarla açmaya çalıştım. Çocukların önüne değişik renk, boy ve şekildeki deniz taşlarını ve bunların arasına bir kaç tane de dal, yaprak ve deniz kabuğunu dökerek önlerindeki kağıdın üstünde bir şey canlandırmalarını istedim. Tek kuralımız taşlarla birbirimize zarar vermemekti. Hayal güçlerinin yaratıcılığı ile taşları istedikleri şekilde kağıda dizdiler. Sonrasında ise ben “burada ne yaptın sorusuna” ne yanıt verdilerse onu kaydettim.

Soldan sağa, Bülent Demir (Papatya Anaokulu Müdürü) ve Necati Tekbaş (MEB Küçükçekmece Şube Müdürü).

Başlangıçta çocukların çoğu taşları bir kalem gibi kağıdın üzerine sürterek renk çıkarmaya çalıştı sonradan o kadar keyifle taşlarla oynadılar ki çoğu çocuk birden çok şekil yaparak ve bunlara ilginç isimler bularak beni de hayal güçlerinin taşlarına dahil ettiler.

Yaptıkları şekillerin ve verdikleri isimlerin altında ayrıntılarla dolu hikayeler yatıyor. Bizim gördüğümüz sıradan bir “çiçek” ama çocuğun anlattığı çiçeğin üzerinde yuva yapmış ve yavrulayan bir böcek…  Bir öğrencime ne yaptığını sordum “Yılan” dedi. “Yılanın bacakları var mıdır?” dedim. Bana çok akıllıca bir yanıt verdi “Hayalimdekinin var”.

Aslında varılmak istenen sonuç da buydu. Hayal gücünün sınırı, kuralı, yanlışı yoktur. O özgürdür ve sınırsızdır. Hayal gücü desteklenerek yetiştirilen çocuklar mutlu, başarılı, üretken ve problem çözebilen bireylere dönüşecektir.

Ayşegül Güney

Hayal Gücünün Taşları projesini gören herkes “daha önce böyle bir çalışmayı hiçbir yerde görmediklerini” ve “benim bir ilki gerçekleştirdiğimi” söylediler. Açıkçası, böyle bir çalışma Türkiye’de ya da dünyada daha önce yapılmış mı bilmiyorum; ben biraz araştırdım, göremedim. Bu çok mu önemli? Doğrusu, çocukların hayal güçlerinden daha önemli ve değerli değil.

Gelecek yıllarda da “hayal gücünün taşları” oyununu derslerimde uygulayarak daha çok çocukta hayal gücünün kapılarını açmayı ve daha çok aileye hayal gücünün önemini anlatmayı arzuluyorum. Neden hayal gücü bir araç değil de bizzat kendisi bir amaç olmasın?

Bu vesileyle, bu projeye inanıp destekleyen çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.

Ayşegül GÜNEY

Sergide çocuklar tarafından üretilen tasarımların görsellerine ulaşmak için lütfen buraya tıklayınız.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*